Kimler Depresyon Geçirir? Sebepleri Nelerdir?


     Depresyon ‘normal olmayan’ kişileri bulan bir rahatsızlık değildir. Bu rahatsızlık her yerdedir ve herkesi bulabilir. Depresyonunun nedenlerini;  kalıtımsal faktörler, olumsuz yaşam olayları (eşle ve aile ile olan sorunlar, iş sorunları, bazı hastalıklar),  hamilelik ve doğum şeklinde sıralayabiliriz.. Depresyon kadınlarda, erkeklere oranla daha fazla görülmektedir.

     ---Aşağıdaki yazı ile depresyonun ortaya çıkışında ve sürmesinde rolü olan faktörlere daha ayrıntılı değineceğiz. Bu faktörler konuya daha fazla açıklık getirecektir:

     Depresyonu Tetikleyen ve Etkileyen Davranışsal - Çevresel Faktörler:

     1.Yaşamınızda önem verdiğiniz anlamların yitirilmesi:Hayatınızda son dönemlerde önemli bir kayıp yaşadınız mı? Örneğin, değer verdiğiniz bir kişiyi ya da işinizi kaybetmeniz, ilişkilerinizin son bulması gibi… Yaşamlarında önemli bir kayıp yaşayan kişiler depresyon riski taşırlar; özellikle de bu kişiler sorunlarla nasıl  başa çıkabileceklerini bilemezler ise depresyon riski artmaktadır.

     2. Size Bir Zamanlar Zevk Veren Aktivitelerinizin azalması:Bir zamanlar oldukça hoşunuza giden aktivitelere daha az zaman ayırdığınızı ya da artık hiç katılmadığınızı düşünüyor musunuz? Depresyon geçirmekte olan kişilerin bize anlattıklarından, bu kişilerin yaşamlarında daha az aktif olduklarını, yaşamdan kendilerini çektiklerini ya da günlerinin büyük bir kısmını bir şey yapmadan geçirdiklerini anlıyoruz.

     3. Kendini Ödüllendirmeme:Depresyondaki birçok kişi, yaptıkları küçük şeyler ya da başardıkları küçük işler için kendilerini ödüllendirmeyi ihmal ederler. Kendilerini ödüle ve övgüye değer görmezler. Çoğunlukla değersiz olduklarını düşünürler. Bu tür durumlar depresyonu tetiklemede ve sürdürmede önemli risk faktörü olmaktadır. Her birey kendisine “Kendimi ödüllendirebileceğim hiçbir şey yapmadım mı? ” diye sorup bunu bulmaya çalışmalıdır.

     4. Sosyal Beceri Bozuklukları ve Sosyal İlişkilerde Sorunlar:Sorun çözme becerilerinin ya da sosyal ilişkileri kurma ve yürütme becerilerinin yetersiz olması önemli bir konudur. Depresyon sürecinde kişi, kendine güven duymada, arkadaşlıklarını sürdürmede, eşiyle, iş arkadaşlarıyla ve çevresiyle olan sorunlarını çözmede güçlük çekebilir.

  • Çevresindekilerle sık tartışmalar yaşamak,
  • Sık sık şikayette bulunmak, memnun olamamak; böylece çevresindekileri kendinden uzaklaştırmak,
  • Başkalarından gelebilecek desteği kabul etmemek,
  • Çevresindeki ilişkileri yavaş yavaş kaybetme,
  • Giyimine, dış görünümüne önceki kadar özen göstermeme,
  • Kendine güvenin kaybolması…

                                           bu sorunlardan bir kısmıdır.

      Yaşanılan bu tür sorunları paylaşacak ve kendisine yardım edecek bir yakını da yok ise, kişi için daha bunaltıcı olur. Bütün bunlar depresyon için birer olumsuzluktur.

     Sevdiklerimiz bizler için birer güç kaynağıdır ve eğer yakın çevrenizin desteği var ise, bu paylaşım çoğu zorluğun üstesinden gelecektir. Bu nedenle, çevremizdeki kişilerden gelen bir gülüşün, sıcak ve samimi bir selamlamanın değerini bilmemiz gerekir.

      5. Yeni Talepler: Yaşamınızda yapmanız gereken ama hazır olmadığınız, kendinizi güçsüz hissettiğiniz durumlar var mı? Örneğin, yeni bir şehre taşınma, yeni bir işe başlama, anne ya da baba olma, bir ilişkinin sona ermesi ya da yeni arkadaşlar edinmeye çalışma vb… durumlar birçok kişi için stres kaynağıdır ve depresyona neden olabilmektedir.

      6. Çaresizlik duyguları: Ne yaparsanız yapın işlerin daha iyi olamayacağını hissettiğiniz durumların olması sıkıntı vericidir. Bu çaresizlik duyguları, elinizden geleni yapma gücünüzü alabilir.

      ---Şimdi, yukarıdaki bu faktörler arasında, şu an sizinle ilgili olanlar üzerinde düşünün. Hangileri şu an sizin yaşamınızda yer ediyor? Bunların üstesinden gelebiliyor musunuz? Zorluklarla mücadelenizde yakın çevrenizin desteği var mı?

      ---Yukarıdaki davranışsal ve çevresel faktörlerden sonra şimdi de Bilişsel (zihinsel) faktörlere; yani, düşüncelerimize bakalım:

     OLUMSUZ DÜŞÜNCELERİMİZ

      Bazı düşünce biçimleri depresyon riskini artırmaktadır: Kendini sürekli suçlama, hiçbir şeyin yolunda gitmeyeceğine inanma, yapılan her işte mükemmel olmak gerektiği...  gibi birçok düşünce bunlara örnektir. Tedavi süreci bu ve buna benzer olumsuz düşünceleri önce tespit edip, sonra da değiştirmeyi amaçlamaktadır.

      Depresyonda iken  böyle olumsuz düşünceler artar. Bununla birlikte kişinin kendine güveni de gittikçe azalır. Bu olumsuz düşüncelerin depresyonla nasıl bir ilişkisi vardır? Öncelikle, olumsuz düşüncenin ardından olumsuz duygular gelir. Olumlu düşünemedikçe olumsuz duygulardan da kurtulamayız. “Bu işi başaramayacağım” gibi bir düşüncenin ardından gelen duygu muhtemelen üzüntü, kaygı vb. olumsuz bir duygu olacaktır. Dolayısıyla mutsuzluk ve umutsuzluk devam edecektir. Bu durumdan sonunda davranışlarımız da etkilenecektir. Başaramayacağımızı düşününce çabalamaktan vazgeçmek gibi bir yanlışa düşebiliriz. İşte görüldüğü üzere düşünce – duygu – davranış hep birbirini etkilemektedir.  Zihinsel işlevler neredeyse hayati bir önem taşımaktadır. Depresyonun sürmesinde de etkilidir. Bu olumsuz düşüncelere yön vermeyi öğrenmek ve bu konuda çabalamak, depresyounun iyileşme sürecindeki en önemli aşamalardandır ve başarılamayacak bir iş değildir.

      Bazı kişiler bunun ellerinde olmadıklarını ve düşüncelerini değiştiremediklerini söylerler. Ama emin olun ki “olumlu düşünmenin” tam olarak nasıl yapıldığı öğrenilip üzerinde bir süre çaba sarfedilirse değişimi mutlaka göreceksiniz.


< GERİ DÖN