BELİRTİLER, TEDAVİ ve YARDIM


Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

     Travma Sonrası Stres Bozukluğunda kaza, saldırı, deprem... gibi travmatik bir olayın yaşanması sonrasında kişide ciddi düzeyde bir stres tepkisi oluşur.  DSM-IV tanı ölçütlerine göre yaşanan bu olay kişiyi dehşete düşürmüş, onun güvenliğini tehdit etmiştir. Yaşananlar kişiye acı vermektedir ve kişi olaya yönelik geri dönüşler yaşayarak olayı hayallerinde, rüyalarında tekrar tekrar yaşar. Bununla birlikte olayı hatırlatan herhangi bir durumla karşılaştığında yoğun bir sıkıntı duyar ve bu durumlardan kaçınmaya çalışır. Olayı düşünmek de büyük sıkıntı verir. Fiziksel olarak da vücut yaşananlara tepki gösterir. Huzursuzluk, uyku bozuklukları… gibi birtakım fiziksel tepkiler yaşanır.

     Stres belirtileri olaydan sonra bir hafta içerisinde ortaya çıkabileceği gibi, bir yıl ya da  daha sonra da ortaya çıkabilir. Stres belirtileri 4 hafta içerisinde sonlanırsa Akut Stres Bozukluğu adını alır. 1 aydan uzun sürmesi halinde ise Travma Sonrası Stres Bozukluğu tanısı konur.

     TSSB’na neden olabilecek travmatik olaylar:

 

     Trafik kazaları                   Yangın

     Doğal afetler                      Savaş, çatışmalar

     Saldırılar                            Tecavüz

 

     Savaş ve çatışmalar, büyük kavgalar sonrasında bu sıkıntıların başlaması erkeklerde oldukça yaygındır. Buna karşın bayanlar için saldırılar yaygın başlatıcı olaylardır. 

 

     TSSB’nu üç önemli boyutuyla inceleyelim:

     1. Olayı Yeniden Yaşamak Nasıl olur?

         Olaya yönelik hayaller ve uyku sırasındaki kâbuslarla olayı yeniden yaşıyormuş gibi etkilenmek. Kişi olaya yönelik geri dönüşler yaşar. Rahatsız edici görüntüleri hatırlar.  Hatırlama ve bu geriye dönüşler sırasında yoğun bir huzursuzluk ve stres ortaya çıkar ve birtakım fiziksel belirtiler görülür (terleme, kalp atışlarının hızlanması, hızlı nefes alıp verme gibi..).

     2. Kaçınmak ve Duygusal Uyuşukluk Nasıl Olur?

     Travmatik olayı hatırlatan düşüncelerden, kişilerden ve mekanlardan kaçınmak şeklinde olur. Yaşanan olayın önemli kısımlarını hatırlayamama, hafıza sorunları görülebilir. Duygusal uyuşukluk yaşanır; yani, yakınlık, sevgi, çevredekilere karşı ilgi gibi duyguları hissedememe. Yaşama karşı genel bir ilgisizlik hakim olur; kişi ileriye dönük planlar yapmaktan uzaklaşır. Çevresinden kopma görülür.

     3. Ne Tür Fiziksel Tepkiler Görülür?

     Uyku sorunları, aşırı irkilme, hipervijilans (her an tetikte olma durumu), düşüncelerini bir konu üzerinde yoğunlaştıramama, huzursuzluk ya da öfke patlamaları olarak görülebilir.

 

     Yaşanan travmatik bir olay karşısında her birey aynı stresi yaşar mı?

     Gerçek şu ki; yaşanan olay şiddetli olmasına karşın bazı kişilerde TSSB belirtileri ortaya çıkmaz. Diğer taraftan bazen yaşanan olay,  sıkıntıların ortaya çıkmasına neden olacak ölçüde şiddetli değildir ancak kişinin hassasiyeti nedeniyle TSSB belirtileri ortaya çıkabilir.  O zaman akla şu soru gelmektedir; travmatik bir olay sonrasında kimlerde TSSB ortaya çıkma olasılığı yüksektir? Bir başka deyişle, risk faktörleri nelerdir?

 

     TSSB İÇİN RİSK FAKTÖRLERİ:

     Psikolojik rahatsızlıklara genetik yatkınlık

     Kaygı bozukluğunun varlığı, geçmişte depresyon geçirmiş olması

     Kişilik bozukluğunun varlığı (sınır, antisosyal, bağımlı, paranoid kişilik özellikleri)

     Geçmişte başka bir travma yaşanmış olması

     Kişinin sosyal desteğinin yeterli olmaması

     O dönem içerisinde stresli yaşam olaylarının eşlik etmesi

     Maddi sıkıntılar

 

     TSSB’nun Gidişatı ile İlgili Önemli Konular ve Tedavi

     TSSB’nu yaşayan kişilerin birçoğu birkaç ay içerisinde düzelmektedir. Bu kişiler gerektiğinde uygun danışmanlık hizmetleri ile günlük yaşantılarına dönebilmektedirler. Eşlik eden başka bir psikolojik rahatsızlık, geçmişinde depresyon öyküsü, alkol-madde bağımlılığı ya da bir kişilik bozukluğu yok ise, sıkıntılar ile uygun şekilde başa çıkabilmek daha olasıdır. Bazı kişilerde sıkıntılar yaşamlarının ileriki dönemlerinde hafif ya da orta şiddette devam ederken, daha az bir kısmında ise rahatsızlık süreğenleşmektedir.

     Belirtilerin daha şiddetli olmaması ve rahatsızlığın kronik (sürekli) hale gelmemesi için destek ve tedavi en kısa zamanda başlamalıdır. Tedavi alınmadığı takdirde ise iyileşme süresi iki katına çıkabilmektedir.

     Kişinin stresle baş etme mekanizması da rahatsızlığın gidişatını belirler. Yukarıda da belirtildiği üzere, kişilik bozuklukları uygun baş etme stratejilerini geliştirme ya da uygulayabilmek için engel teşkil eder.   

     Sosyal desteği olan kişiler travmatik olayla daha iyi başa çıkabilmektedirler. Bu nedenle çevresinden yeterli desteği gören kişilerin bir kısmında TSSB belirtileri görülmez; kimileri ise sıkıntıları daha hafif atlatırlar. Bununla birlikte, travma öncesinde daha hareketli bir yaşamı olan kişilerin iyileşmesi daha çabuk olmaktadır.

     Kişide ortaya çıkan belirtiler şiddetli düzeyde değilse, uygun destek ile zaman içerisinde düzelebileceği göz önünde bulundurularak işine dönmesi için destek verilebilir. Gereğinden fazla süren dinlenmeler rahatsızlığın sürekli hale gelmesi için bir risk oluşturur.

     Çocukların ya da çok yaşlı kimselerin travmayı atlatmaları daha zor olabilmektedir. Çocukların zor olaylarla nasıl başa çıkabileceklerini yetişkinler kadar iyi bilememeleri, daha olumsuz etkilenmelerine bir nedendir.

     Yaşamda karşılaşılacak stresli olaylar belirtilerin tekrar ortaya çıkmasına neden olabileceği için, bu konularda dikkatli olunmalıdır.

     İlaç tedavisi, rahatsızlığın nedenlerini ortadan kaldırmaz. Ancak kişinin yaşadığı huzursuzluk, fiziksel sıkıntılar ve uyku sorunları için uygun görüldüğü takdirde psikiyatri doktoru tarafından uygulanır.

 

Yardım Almak Neden Önemlidir?

     Travma Sonrası Stres Bozukluğu, erken dönemde yardım alındığında en iyi şekilde atlatılacak bir bozukluktur. Bu nedenle yardımın gecikmemesi çok önemlidir. Gerekli yardım alındığında hem kişinin kendisi, hem de ailesi ve çevresindeki kişiler açısından neler yapılacağı konusunda doğru yönlendirme yapılmış olacaktır. Yardım alınması şaşkınlık,  ne yapacağını bilememe ve çaresizlik duygularını da çözüme kavuşturacaktır.

     Travmatik olayı düşünmek ve hatıralarına dayanmak doğal olarak zordur. Ancak, olayla ilgili düşüncelerden kaçmak da sıkıntıların ciddi ölçüde artmasına neden olur. Travmatik olayı yaşayan siz iseniz; fayda göreceğinizi bilerek lütfen en kısa zamanda bir uzmanla iletişime geçiniz. Eğer bir yakınınız bir travmaya maruz kaldı ise şu an bu yazıyı okuyor olmanız onun için yardım aradığınızı gösterir. O halde onu yönlendirmek size düşmektedir. Travmatik olaya alıştırma ve yaşananları geçmişin bir parçası olarak kabul etmek, iyileşme yolunda atılacak önemli adımlardır.

 

PSİKOTERAPİ

Bilişsel davranışçı psikoterapi: Travmatik olay ile ilişkili düşüncelere ve olayı hatırlatan durumlara karşı kişinin kendisini yavaş yavaş alıştırması konusunda yardımcı olmayı amaçlar. Aynı zamanda kişinin rahatsız edici düşünceleri ve üzüntüsüyle başa çıkabilmesinde yardımcı olur. Terapide, TSSB’na ilişkin bilgi vermek de önemlidir.

Aile Danışmanlığı: Aile üyeleri de yaşanan olaydan önemli ölçüde etkilenirler. Ne yapacaklarını bilemeyebilirler. Bu nedenle tedavi sürecine onları da dahil etmek,  çaresizlikten kurtarıp daha bilinçli olmalarını sağlayacaktır.

Grup terapisi: Grup terapisinin sağladığı en güzel etki, travma yaşayan kişilerin bir araya gelmeleri ve yaşadıklarını birbirleriyle paylaşabilmeleridir. Bu yönüyle diğer tedavi yöntemlerinden üstündür. Kişi yalnızlık duygularını aşma olanağı bulur. Diğerlerinin zorluklarla nasıl başa çıkabildiklerini gözlemek ve paylaşılan sorunlar üzerinde birlikte düşünmek gibi birçok yararı vardır. 

 

 

    


< GERİ DÖN