Obsesif Kompulsif Bozukluk: DR. Goodman Cevaplıyor


Dr. Goodman, Florida Üniversitesi Tıp Fakültesinde Psikiyatri profesörü; aynı zamanda yönetim kurulu başkanıdır. Bununla birlikte Obsesif Kompulsif Vakfının kurucu üyelerindendir.

 Bu yazı Dr. Goodman ile OKB üzerine yapılan röpotajı içermektedir.

 

 Obsesif Kompulsif Bozukluğun farklı alt tipleri var mıdır?

OKB ile ilgili araştırma ve tedavi çalışmalarıma başlamamdan bu yana çalışma arkadaşlarım ve ben, bu rahatsızlığın oldukça farklı şekillerde olduğunu gördük. Kendi içinde uyumlu olan farklı alt tiplere rastladık. Çalışma arkadaşlarımla, Yale-Brown Obsesif Kompulsif Bozukluk Ölçeğini geliştirdiğimde rahatsızlığın içeriğinin nispeten önemsiz olduğunu düşünüyorduk. Hastalığın altta yatan süreçlerine daha çok önem veriyorduk. Zamanla gördük ki, bireylerin kendilerine özgü belirtileri daha önemliydi ve bu farklılık biyolojik ve genetik farklılıklardan kaynaklanıyordu. Şu an ‘evet’,farklı alt tipleri olduğunu bilerek yaklaşıyoruz bu rahatsızlığa.

 İlk alt tipinin ‘Biriktirme’ olduğunu söyleyebiliriz. Gereksiz şeyleri biriktiren kişiler maalesef ilaç tedavisine bilişsel – davranışçı terapi tekniklerine karşı genellikle dirençlidirler. Tanımlamak gerekirse, biriktirme işlemi sevilen ve manevi değeri olan nesneleri içermiyor. Örneğin sevdiği futbolcuların kartlarını vb. şeyleri biriktiren kişi hasta sayılmaz. Bizim kastettiğimiz biriktirme işinde, kişi, biriktirdiği şeyin kendisi için bir anlamı olmadığını bilir; ancak kesinlikle çöpe atamaz. Kontrolü eline  alamaz.

 Son zamanlarda yapılan çalışmalar ‘tiksinme’ nin, OKB’nin bir alt tipi olabileceğini göstermektedir. Kirlenme, mikroplar ve hastalık konusunda takıntıları olan bazı kişileri aslında hastalık kapmak değil de, asıl olarak “kirlenme düşüncesi” onları rahatsız eder.

 “Saldırganlık” düşünceleri başka bir alt tipidir. İstemediği bir şekilde kontrol dışı davranıp, sevdiği bir kişiye zarar vermekten korkmak bu gruba girer. Halbuki bu kişilerin geçmişlerine baktığınızda böyle kontrol dışı bir davranış sergilediği görülmemiştir. Bir kişi bebeğini düşürmekten, ya da elindeki bıçakla karşısındakine zarar vermekten korkabilir. Bu korkuyla, kişi bebeği ile ilgilenmekten ya da sofrada yemek bıçağı bulundurmaktan kaçınabilir.

 “Düzen ve simetri” ise bir diğer OKB alt tipidir. Bu grubu genelde OKB’nin “eksik” tipi olarak görürüz. Şunu kastediyoruz: Davranışları neden yaptıklarını açıklayamazlar. Örneğin, titiz gruptaki kişiler kirlenmekten korktukları için takıntılı davranışlara başvururlar. Ama bu gruptakiler bunu tam olarak açıklayamazlar. Yine de nesne ve eşyalar belli bir düzen ve simetri içinde oluncaya kadar davranışlarına devam ederler.

 “Obsesif yavaşlık” diye tanımlanan başka bir alt tip vardı. Bu gruptakiler rutin işlerini defalarca kontrol ederek, belirgin bir yavaşlık içerisinde tamamlarlar. Bu kişilerin rahatsızlıkları genellikle daha şiddetli olup, tedaviye biraz daha dirençli olabilmektedir.

 

Vücut Dismorfik Bozukluğu OKB’nin Alt Tipi midir?

Bu iki rahatsızlık arasındaki ilişki biraz karmaşıktır. Bun bunu OKB’nin bir alt tipi olarak tanımlamıyorum. Vücut Dismorfik Bozukluğunda da kişinin yanlış ancak güçlü inançları bulunmaktadır. Düşünceleri kendi vücudu üzerinde yoğunlaşmaktadır. “Kafa şeklimin çok yuvarlak olduğunu düşünüyorum” diyen bir kişiye rastlayabilirsiniz. Terapi seansı sırasında kafa şeklinin öyle olmadığına dair kanıtlar sunulduğunda, o an bunları anlayacaktır ancak terapi seansının sonunda yine de ikna olmamıştır ve hala kafasının şekli konusunda içi rahat değildir ve hoşnutsuzdur.

 

Kendine Zarar vermek ve Deriye zarar vermek OKB’nin Belirtisi midir?

Deriye zarar vermek ve diğer kendine zarar verici davranışların OKB’ye benzeyen yönleri vardır. Bu benzerlik sadece farmakolojik yöndendir. Yani hem böyle davranışlara; hem de OKB’ye aynı tür psikiyatrik ilaçlar iyi gelmektedir. Ancak aynı ilaç türünün her iki duruma da iyi gelmesi, altta yatan nedenlerin aynı olduğunu göstermez.

 

OKB’yi Tikler ya da Çocukluk Dönemi Başlangıcı Açısından Ayırabilir miyiz? 

Obsesif Kompulsif Bozukluğu olan kişileri Tikleri olan ve olmayan olarak ikiye ayırabiliriz. Buna göre tikleri olan grubun takıntıları muhtemelen çocukluk dönemi başlangıçlıdır ve ailelerinde Tourette Sendromu ve OKB olma olasılığı yüksektir.

 

Terapistlerin Danışanlarına mutlaka sormaları gereken ve gözden kaçan OKB belirtileri nelerdir?

Psikoterapistin soruları takıntılı düşüncelerden çok(obsesyonlar), asıl olarak kişinin takıntılı davranışları(kompulsiyonlar) üzerinde yoğunlaşmalıdır. Davranışlar daha önemlidir. Danışana şu şekilde sorabilirim: “Bu rutin işlerini hergün belirli sayıda yapmak zorunda mısın?”

 

İlaç Tedavisine daya iyi yanıt veren belirtiler var mıdır? Varsa, hangileridir?

İlaç tedavisinde temel olarak serotonin geri alım inhibitörleri uygulanmaktadır. Bu tedavi OKB’ye göre depresyon ya da panik atak vb… kaygı bozukluklarında daha etkili olmaktadır. İlaç tedavisine başlayan ortalama bir hastanın test ölçümleri üzerindeki belirtilerinde %25 oranında bir düzelme olmaktadır. Bunu yaşamına yaptığı etki açısından değerlendirelim: Bu hasta günlük yaşamında %50 oranında rahatlamaktadır. Yani, takıntılarına ayırdığı vakit %50 azalır,  takıntıların verdiği sıkıntı %50 hafifler). Hasta rahatlamıştır ancak yine de zamanın alan bir kısım takıntıları kalabilir. Biriktirme belirtileri olan hastalar genellikle tedaviye daha az olumlu yanıt vermektedir. OKB ile birlikte yukarıda anlattığımız Vücut Dismorfik rahatsızlığının olması da tedavinin gidişatı için olumsuz bir etkendir.


< GERİ DÖN